Ana Menü
Anasayfa
Kaymakamımız
HAberler
İlçemiz
İşlemler
Linkler
İletişim
Kurumlarımız
Hizmetler
Atatürk Köşesi
E-Devlet
İnterraktif
Hukuk Köşesi
Bilgi Edinme HAkkı
Ulalı Mezunlarımız
Ziyaretçi Defteri
Muğla Linkleri
Arama
Dondurmam Gaymak
Güncel Haberler

Saat 10:30'da yapılan açılış törenine Marmaris Kaymakam Vekili Ula Kaymakamı Ünal Çakıcı, Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar, Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanı Şükrü Ayyıldız, CHP İl Genel Meclis Üyesi Dursun Kaplan, Ak Parti İlçe Başkanı Kadem Mete, CHP İlçe Başkanı Halil Gökovalı, bazı dernek temsilcileri, kütüphane üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Devamını oku...
 
Giriş Formu





Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
İstatistikler
Üyeler: 97
Haberler: 25
Web Linkleri: 5
Ziyaretçiler: 282457
Anket
Ulalı Mezunlarımız hakkında liste yapılması sizce yararlımıdır?
 
Kim Online
Şuanda 1 bağlı

Anasayfa
Ulayı Tanıyalım PDF Yazdır E-posta
Üye Oylaması: / 68
Kötüİyi 


Ula şehrinin ne zaman kurulduğuna dair kesin bilgi olmamakla beraber, M.Ö. 6. yy. kurulduğu tahmin edilmektedir. Ula’nın yer aldığı bölge, Fethiye ve Kınık dışında antikçağlarda Karya adıyla bilinmektedir. Atina’daki kazılarda çıkarılan kitabelerde M.Ö. 1440 tarihinde İyonlularla anlaşma yapan Kayralılara ait şehirler arasında “Ola” adı geçmektedir. Evliya Çelebi ise eserinde, Menteşe Beylerinden Ulama Bey tarafından fethedildiği için Ola adının “Ula” olarak değiştirildiğini kaydetmektedir. XVII. Yüzyılda Ula’nın dört bir yanının bağlık, bahçelik olduğu, yetiştirilen üzümlerin Mısır’a gönderildiği Evliya Çelebi tarafından kaydedilmiştir. Ula 1954 yılında ilçe olmuştur.

 

 

ULA

 

Ula, Muğla’nın güneyinde 28, 25¢-28, 75¢ kuzey paralelleri ve 37¢-37, 15¢ doğu meridyenleri arasındadır. Doğusunda Köyceğiz batısında Gökova Körfezi, kuzeyinde Muğla, güneyinde Marmaris vardır. Yüzölçümü 407km2 dir. Ula merkez deniz seviyesinden 600 metre yüksekliktedir. Muğla-Ula mesafesi 15 km, Muğla-Marmaris karayolu üzerinden gidildiğinde, Ula anayoldan 3 km içeride kalır.

 

Ula ilçesi il merkezine en yakın ilçe olup 14 km mesafededir. İlçenin dört tarafı da dağlarla çevrilidir. Ula kuzeyden ve batısından Muğla, doğudan Köyceğiz, güneyden Marmaris ilçesi ile komşudur. Yüzölçümü 407 km2 ve denizden yüksekliği 605 metredir. Arazi engebeli olup %65’i ormanlarla kaplıdır. İlçede Akdeniz iklimi etkilidir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlıdır. İlçede her türlü tarım ürünleri yetişir. Tütün, zeytin, üzüm yaygın ürünlerdir.

 

İlçe merkezinin nüfusu 5.257, köylerinin nüfusu 16.687 olmak üzere toplam nüfus 21.944’tür. İlçede merkez, Gökova ve Akyaka olmak üzere toplam 3 belediye ve 24 köy bulunmaktadır.

 

İlçenin genel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ekilen arazisi 3.783 hektar olup, hububat, tütün, susam vb. ekilmektedir. İlçede büyük baş hayvanlar, kümes hayvanları ve arıcılık da önemli gelir kaynaklarıdır. İlçede armut, elma, kiraz gibi meyve ve bahçe sebzeleri de yetiştirilir. İlçede yaklaşık 70.000 adet arı kovanında 1.589 ton bal üretimi gerçekleştirilmiştir.

 

İlçede Merkez, Gökova ve Karabörtlen’de tarım Kredi Kooperatifleri, Akçapınar ve Akyaka’da Su Ürünleri Kooperatifleri ve diğer köylerde 15 kalkınma kooperatifi mevcuttur. Ayrıca 2 adet zeytin yağı fabrikası, 3 adet süt mandırası, 2 adet un değirmeni, 13 adet fırın, 2 mermer fabrikası, teneke ambalaj fabrikası ve soğuk hava deposu gibi tesisler faaliyetini sürdürmektedir.

 

İlçenin Akyaka Beldesi sahilde bulunduğundan, yaz kış yerli ve yabancı turistlerin uğradığı turistik yerdir. Yaz aylarında nüfusu iki katına kadar çıkar. Yat ve motorlarla, yaz aylarında turlar düzenlenmektedir. Çadır kurulmaya müsait piknik yerleri mevcuttur.

 

Ula’dan Gökova’ya Sakar Mevkii’nden inerken, ovanın ve denizin görünüşü muhteşemdir. “Azmak” ın denize süzülüşü görülmeye değerdir. SİT alanında korunmakta olan azmak, çeşitli balıklar, küçük canlılar, kaplumbağalar, yabani kuşlar ve ördekleri barındırmaktadır.azmak kıyısındaki balık lokantalarında her zaman taze günlük balık ve çeşitli deniz ürünleri bulunmaktadır.

 

Kumu dünyaca ünlü Sedir adası ilçe sınırları içinde olup, antik tiyatro kalıntıları, tarihi ve doğal güzelliği ile görülmeye değerdir. Koruma altına alınmış olan özel kumuyla kaplı koyu, yaz aylarında dolup taşmaktadır. Adadaki kumun yıllar önce Cleopatra tarafından Mısır’dan getirildiği rivayet olunmaktadır.

 

İlçede okuma yazma oranı oldukça yüksektir (%98). 1994 yılında, Muğla Üniversitesi’ne bağlı Ali Koçman Meslek Yüksek Okulu açılmış olup Arıcılık, Mantarcılık, İklimlendirme, Bilgisayarlı Muhasebe, Elektrik ve Vergi Uygulamaları alanlarında öğretim yapılmaktadır. 487 öğrencisi olan okulun açılmasıyla ilçede hareketlilik gözlenmektedir. Ayrıca 2 Lise, 13 İlköğretim Okulunda toplam 2.388 öğrenci öğrenimine devam etmektedir.

 

Sağlık hizmetleri ilçe genelindeki 6 Sağlık Ocağı ve Sağlık Evi tarafından yürütülmektedir. İlçede 9 adet eczane mevcuttur. İlçede mevcut Emniyet Amirliği 30 personeli ile, İlçe Jandarma Komutanlığı ise 36 personeli ile güvenlik hizmetlerini sağlamaktadır.

 

Ula Belediyesinde 10 memur, 5’i daimi olmak üzere 27 işçi görev yapmaktadır. 2003 bütçesi 1.553.000.000.000 TL’dir.

 

Akyaka

 

Muğla-Marmaris karayoluyla Sakartepe’den Gökova’ya inerken, birdenbire karşınıza çıkıveren Gökova Körfezi, panaromik görüntüsüyle izleyenleri büyüler. Akyaka’ya ayrılan yol takip edilirse, gerçek bir yeryüzü cennetine, yemyeşil bir huzur sığınağına ulaşılır.

 

Gökova Körfezi kıyısındaki Akyaka Beldesi, sırtını dimdik yükselen Sakartepe’ye dayandığı için sıcacık bir tatil beldesidir. Sakin, huzurlu bir yer olan Akyaka, bünyesinde gizlediği sayısız sürprizleriyle tatilcilerin gözdesidir.

 

Akyaka’da su sporları, sörf, kano vb. yapılabilir. Dağ bisikleti sporu yapmak isteyenler, tecrübeli hocalardan ve ekipmanlarından yararlanabilirler. Kano ile (sea-kayak) kısa veya uzun mesafeli, rehber eşliğinde turlar yapılmaktadır. Kısa mesafede Azmak-lara, uzun mesafede ise Sedir Adasına gidiş geliş yapılmaktadır. Ören’e giden yol üzerinde, Akyaka’ya 3 km uzaklıkta Çınar Plajı bulunmaktadır. Hafta içinde daha sakin olan bu plaj, hafta sonunda civardan gelen piknikçilerle kalabalıklaşır. Bu yol talip edilirse Akbük Koyu’na, oradan da Milas-Ören Keramos’a ulaşılır.

 

Sedir Adası


 

Ula İlçesi sınırları içerisinde, Gökova Körfezinde yer alan Sedir Adası (Kedrai), arkeolojik doğal yapısı ile yöremizin kültür turizminin en yoğun yaşandığı yerlerden biridir. Sedir Adasına Gökova-Akyaka Beldesinden yada Çamlıköy’den teknelerle ulaşılır. Marmaris-Muğla karayolunun 12. km’sinden sola ayrılan yoldan 6 km sonra Sedir Ada’sına teknelerin kalktığı Çamlı İskele’sine ulaşılır. Buradan teknelerle Sedir Adası’nın dünyada eşi bulunmayan kumlarıyla ünlü plajına ulaşılır. Adada, Cedrae antik kentinin kalıntıları bulunmaktadır.

 

Çok sayıda kulesi ile sur duvarları, Apollon Tapınağı ve onun yerinde sonradan yapılan kilisesi, iyi korunmuş tiyatrosu, izleri görülebilen agorası ile arkeolojik değerler sunan Sedir Adasında, antik liman kalıntıları da görülebilmektedir.

 

Sedir Adasında, ender sayılabilecek kumların oluşumu dikkat çekicidir. Deniz suyuna karışan karbonatça zengin tatlı sulardaki karbonat, ince bir kum tanesi etrafında halkalar halinde birikerek oolit ve pizolit ve kumları oluşturmaktadır. Kalsiyum karbonat, dalga hareketleriyle, ufak kırıntılar üzerinde birikmekte ve dalga hareketleriyle yuvarlanan taneler giderek çevrelerine daha fazla karbonat almaktadır. Bu oluşum, Anadolu iklim kuşağında ve denizlerinde rastlanmayan bir oluşumdur ve dünyada başka örneği yoktur. Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın, güzelliğini bu kumlara borçlu olduğu söylenir. Bu nedenle adaya Kleopatra Adası da denir.

 

Ula Kanyonu

 

İlçeye çok yakın mesafede olup çevre yolu ile ulaşılabilen “Ula Kanyonu” yüksek bir noktadan izlenebilir. Kanyona girmek için kılavuz şarttır. Başlangıç noktası olarak, Ula’nın 5 km uzağındaki Kızılağaç Köyü’ndeki kanyon girişi alınmalıdır. Kanyonda yer yer heyelan etkisiyle taş düşme riski bulunmaktadır.ancak, bahar aylarında tüm haşmetiyle akan şelaleler, kılavuz yardımıyla güvenli noktalardan fotoğraflanabilir. Yaz aylarında su azaldığı için kanyonun cazibesi azalmaktadır

 

Ula’nın Camileri

 

Hüsamettin Efendi Camii

 

Cami, Ula’nın Ayazkıyı Mahallesindedir. Kitabesinden, Hüsamettin Efendi tarafından 1622 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Camii 1892, 1899, 1947, 1950 ve 1962 yıllarında onarım görmüştür. Minaresi 61 basamaklıdır.

 

Yeni Camii (Koçarlı Camii)

 

Mehmet bin Mustafa tarafından 1376 yılında yaptırılan bu camii, Ula’nın Demirtaş Mahallesindedir. Halk arasında Koçarlı Camii olarak bilinmektedir.

 

Ağalar Camii

 

Ula’nın Alparslan Mahallesinde bulunmaktadır. 1549 yılında, Ula eşrafından Hacı Ali Ağa tarafından yaptırılan bu caminin minaresi ise 1897 yılında, 68 basamaklı olarak yine Ula Ağalarından Hamza Bey tarafından yaptırılmıştır. Minaresi ve çatısı 1926 yılında meydana gelen deprem ile yıkılmıştır. Cami, esaslı bir onarım görmüş olup, bugün yeniden yapılan minaresi 34 basamaklıdır.

 

Görülebilecek Yerler

 

Yedi Delik

 

İlçenin doğusunda, Alicin dağının yükseldiği yerde Halk arasında yedi delik adıyla bilinen bir mağara vardır. Karyalılar'a ait olduğu bilinen bu mağaralarda 14 tane mezar bulunmaktadır. Eski inanışa göre ölüm kabul edilmeyip, ölümden sonra ruhun dirildiğine inanıldığı için ölülerin dirildiklerinde insanların saldırmaması için yüksek kayalara açtıkları mezarlara ölülerini bırakırlardı. Bu yedi delik o günkü mağaraların tahrip olmuş halidir.


Sedir Adası

 

Sedir adası olarak bilinen Kadrai, Gökova körfezinde olup, tiyatro kalıntıları, tapınağı ve kilisesi vardır. Sedir adası önemli bir antik yerleşim yeri olup, Helenistik ve Roma devrine ait yapıtlar vardır. Kleopatra ve Sezar'ın bu adada büyük bir aşk yaşadığına inanılır. Sedir adasında bulunan çok farklı bir kum sahili doldurur. Bu kumun özelliği, sodalı suda çoğalması, ateşe tutulduğu zaman yanması ve büyüteç altında incelendiğinde hareket etmesidir. Kleopatranın bu kumu Kızıldeniz'den birçok yük gemisiyle getirdiği söylentiler arasındadır.

 

Bu ada da yaz aylarında kumun özelliği ve tabi plaj nedeniyle halkın ve turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.

 

Ula Türk Evi

 

Ula ilçe merkezinde bulunan ve eski yapı mimari özelliği olan bu Türk evi sit alanındadır. Bu evde temsili yörük çadırları bulunmakta, bölgesel yemeklerle turizme hizmet verilmektedir.

 

Gölet

 

Ula ilçe merkezine 2 km. uzaklıkta bulunan Suni Gölet, Ula Ovasının su ihtiyacının büyük ölçüde karşılamaktadır. Ayrıca gölet kenarında güzel bir lokanta bulunmaktadır. Burada her türlü mahalli yemeklerin yanı sıra deniz ürünleri de yenilebilir. Ayrıca gölette amatör olarak balık avcılığı da yapılabilir.

 

Kapuz

 

Ula'nın kuzeyinde bulunan ve halk arasında kırk urganlık denilen bu yer şelale görünümündedir. Kış  aylarınca suların 200-300 metreden ince bir vadiden çağlayan şeklinde aşağıya düşmesi, büyük bir zevk vermektedir. Dağ sporu yapmak isteyenler için ideal bir yerdir.

 

Hüsamettin Efendi Türbesi

 

Müslümanlığın sevilmesinde ve geniş kitlelere yayılmasında önemli bir misyonu üstlenen din ulularından biri de Hüsamettin Efendidir. Muğla'da türbesi olan Şahidi efendinin oğlu'dur. Uzun zaman dini merkez olma özelliği taşıyan Ula'da Hüsamettin Efendinin büyük tesiri olmuştur. Türbesinin karşısında kendi adıyla anılan bir cami bulunmaktadır. Yine türbesinin  hemen yanında halk arasında kara selvi denilen çapı en az 3 metre olan kimlerin tarafından dikildiği bilinmeyen 2 tane tarihi ağaç vardır.

 

Ula ilçesi, turizm bölgelerinin tam ortasında olması özelliği taşımaktadır. İlçenin havası çok temiz, ve serin olması, her türlü sebzenin günlük ve taze olarak bulunması, yayla görüntüsü vermesi ayrı bir özelliğidir.

 

Ayrıca ilçenin sessiz ve sakin oluşu dinlenmek ve istirahat etmek isteyenler için ideal bir ortamdır.

Muğla’dan 12 km sonra Gökova’ya inen Sakar Geçidi’ne girmeden sola dönüp, sapaktan 3 km uzaklıktaki Ula’ya girerseniz biraz sonra Akyaka’da göreceğiniz ilginç mimarinin kaynağını bulacaksınız. Tabii gündüz geçiyorsanız. İlçe merkezine girdiğinizde yol kenarına park edilmiş bisikletlerin çokluğu şaşırtabilir. Ulalılar son yılların gözde şehir içi ulaşım aracı motosikletlerden daha çok tercih ediyor bisiklet kullanmayı. Temiz havayı, huzurlu kent yaşamını belki de buna borçlular.

Muğladaki sivil mimari örneklerinin en güzellerini Ula’da görebilirsiniz. Ula, yapıları kadar yapı ustaları ile de biliniyor. Ama Ula’daki eski yapıların da çoğu yıkılıp yokedilmiş. Ayakta kalanlarının bir bölümü korunuyor. Ara sokaklarda dolaşıp  görülmeye ve fotoğraflamaya değecektir.

Ula Evleri’nden biri Ula Türk Evi adıyla restoran olarak kullanılıyor. Ula mutfağının özgün çeşitlerini de bulacaksınız bu restoranda.

 

                 

 Ula evleri ve Nail Çakırhan mimarisi

Ula’nın ahşap evleri, yerini Ula’da bile zevksiz betonarme evlere bırakırken Ula doğumlu Nail Çakırhan Akyaka’da kendisine Ula tarzı bir ev yaptırdı. Ula evlerinin geleneksel mimarisine kendi yorumunu, kendi zevkini de katarak. Yapılan bu ev çok beğenildi. Üstelik Ağa Han mimarlık ödülünü aldı. Önce eş dost, sonra da aralarında otel ve tatil köylerinin de bulunduğu geniş bir çevre bu mimari tarzı esas alan işler yaptırdılar, hem Nail Çakırhan’a ve hem de başka mimarlara.

Bugün Gökova kıyısındaki Akyaka’daki evlerin hemen tamamında bu tarz egemen. Ula’nın geleneksel mimarisi böylelikle Çakırhan ile yeni bir hayat buldu. Ula’lılar unutmaya başladıkları eski evlerini hatırladılar, restore etmeye, yenilemeye, yeniden yapmaya başladılar eski Ula evlerini.

Ula evlerinin en önemli tarafı ahşap işçiliği. Dolap kapakları, tavan işleri hep oymalı, hep süslemeli.

Ula pazarı 

Rast getirebiliyorsanız Ula’yı Cuma günü gezin. Cuma Ula’nın pazarıdır. Pazar artık büyük kentlerde göremeyeceğiniz bir yerellik  taşır. Kırlardan toplanan çeşitli otlar, taze ve kurutulmuş sebzeler, elişleri, hasır ürünler satın alabilirsiniz.

Anayoldan Ula’ya giderken solunuzda kalan fabrika binasına gelmeden sola dönerseniz bir iki dakika sonra küçük bir gölet, beş-on dakika sonra da içinde küçük bir adacığı da olan biraz daha büyük bir başka gölet göreceksiniz.

İkincisinin kıyısında  bir de lokanta var.

 

Yakın çevre gezisi 

İlçeye çok yakın mesafede çevre yolu ile ulaşabileceğiniz  "Ula Kanyonunu" yüksek bir noktadan izleyebilirsiniz. Bu kanyona girmek isterseniz, rehber almanız şart. Başlangıç noktası olarak da Ula’nın 5 km. uzağındaki Kızılağaç Köyündeki Kanyon girişini almalısınız. Kanyonda yer yer heyelan etkisiyle taş düşme riski bulunduğunu belirtelim. Bahar aylarında tüm haşmetiyle akan şelaleleri rehberinizin götüreceği güvenli noktalardan fotoğraflayabilirsiniz. Yaz aylarında su azaldığı için kanyonun fazla cazibesi kalmayabileceğini hatırlatalım.

Ula,  Alicin Dağının yükseldiği  yerde, hakkında çeşitli efsaneler anlatılan yörede "Yedidelik" adı verilen 14 adet kaya mezarı var. Yumuşak kayaların oyulmasıyla elde edilmiş mezarlar Karya dönemine ait.

 

 

Akyaka ve Gökova Körfezi 

Muğla-Marmaris yolunun 15. km’sinde başlayan Sakar Geçidi’nden ovaya doğru kıvrılarak inen 7 km’lik yolu ya giderken ya da dönerken günışığında geçmelisiniz. Ovanın ve Gökova Körfezi’nin manzarası gerçekten başdöndürücüdür. Yol kenarında manzara seyretmek için park yerleri vardır. Aracınızı kenara çekin ve düşlere dalın. Körfez çoğu zaman sisler içindedir ve daha da düşsel bir manzara sunar.

Bu manzarayı NET’in iniş yolu üzerindeki gazinosunda yemek ya da dinlenme molası vererek de seyredebilirsiniz.
Bu virajlı yol ovaya inerken Akyaka’ya ayrılıyor. Sağa dönüp çamlar arasından Akyaka’ya giriyorsunuz.

Bu sapağı geçerseniz, Marmaris-Muğla kavşağından sola dönün. (Marmaris tarafına değil)  Bu yolun bitiminde sola dönüp Azmak denilen pırıl pırıl dereyi izleyin. Akyaka’nın özel mimarisi hemen dikkatinizi çekecektir.  Sağınızda solunuzda ahşap yapıların en güzelleri sıralanıyor. Özenmemek, imrenmemek zor.

Hani kamyonların arkasına yazılan yazlardan birinde "Nazar etme  ne olur, çalış, senin de olur." yazar ya, o misal, haset etmeyin, sizin olmasa da bu evlerde bir kaç gece konaklayabilirsiniz. Akyaka’nın otelleri, pansiyonlarının çoğu bu güzelim mimarinin, bir kısmı da Nail Çakırhan’ın yapısıdır. Çağıl çağıl akan ve içinde ördeklerin, kazların oynaştığı dere kimi otellerin, evlerin bahçelerinin içine girip çıkar. Denize ulaşınca başka bir maceraya başlar.

Akyaka şehir merkezi içine girip orman alanına doğru ilerlerken sola dönerseniz plaja çıkarsınız. Deniz sığ ve dalgalı olduğu için biraz bulanıktır. Azmak derenin denizle buluştuğu noktadır burası. Dilerseniz tekneyle Azmak’a girebilir ve berrak suda kocaman tatlısu balıklarını seyredebilirsiniz.

Şehir merkezinin hemen yanıbaşında başlar yemyeşil çam ormanı. Orman Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen kamp ve piknik alanında bir lokanta var. Ayrıca konaklamak için de bungalovlar bulunuyor. Denize ormanın gizlediği küçük kumsallı koylardan girmek için daha ötelere gitmek gerekiyor. Akyaka’dan tekne kiralayarak ya da yürüyerek bu koylara ulaşabilirsiniz.

Nerede Kalınır?
Akyaka’da nitelikli otel  ve  pansiyonlar bulunuyor. Yöre mimarisine uygun ve saygılı bu tesisleri Pratik Muğla-Ula başlığı altında bulabilirsiniz.

Ne yenir?
Akyaka’ya girişte azmak  üzerine kurulmuş lokantalar iyi bir yemek molası vermek için en güzel yerdir. Çevrenin balıkçılarının ağlarına takılan en iyi balıklar buraya gelir. Hakkı verilerek pişirilir. Yanına salatanın hası yapılır. Azmak boyundaki lokantaların hepsinde taze balık bulabilirsiniz.

 

Çetibeli 

Azmak’lar bu bölgenin en tipik özelliğidir. Azmak başlarından çıkan buz gibi su çevreye hayat verir. Yazın sıcak günlerinde hemen her yandan fışkıran su yol boyundaki lokantalarda fıskiye olur aracınızın üzerine dökülür, küçük nalcıklar olur çevreye uyumlu yerleştirilmiş masaların arasından geçer, son derece keyifli bir serinlik yaratır.

Akyaka’yı geçip Marmaris yoluna girdikten 7-8 km sonra karşınıza çıkacak Çetibeli’deki lokantalarda olduğu gibi.

Köylüler tarafından işletilen bu lokantaların spesiyalitesi saç kavurmadır. Alabalık, tavuk ya da ızgara et de yiyebilirsiniz. Sabahları kahvaltı da veriyorlar. Yörenin çam balından mutlaka tadmalısınız.

Marmaris yol ayrımından 18 km. sonra sağa Sedir Adası yolu ayrılıyor. 1 km sonra da Karacasöğüt ve İngiliz Limanı ayrımı var.

Sedir Adası - Kedrai 

Muğla-Marmaris yolunun, Marmaris sapağından sonra 24. km’sinden sağa  ayrılan yol, 6 km sonra Gökova körfezi’nin bir başka noktasına, Çamlı İskelesi’ne ulaştırır sizi. Çamlı İskelesi’nden doldukça kalkan tekneler Sedir Adası’ne gidiyorlar.

Sedir Adası antik Cedreae (Kedrai) antik kenti ve ünlü Kleopatra Plajı ile tanınıyor. Antik kentten günümüze Apollon Tapınağı, Tiyatro ve nekropol kalıntıları ulaşabildi.

Kedrai sedirler anlamına geliyor. Özellikle gemi omurgası yatırmada kullanılan dayanıklı ağaç sedirin adada varlığı bilinmemesine karşın, eski Yunanca’daki anlamı budur. Rodos Karşıyakası’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kedrai, surlarla kuşatılmıştı. Kule ve duvarları kıyıda izelenebilen kentin orta kesiminde Dor düzeninde Apollon tapınağı bulunur. Adanın doğu kesiminde ise yüzü kuzeye bakan ve oldukça iyi durumda tiyatrosu vardır. Knidos gibi büyük kentleşmeleri saymazsak, Rodos Karşıyakası olarak adlandırılan Marmaris-Bozburun yöresinde, ilkçağ yerleşimlerinin ancak üçünde tiyatro görülür. Atina ile Isparta arasında süren Peloponnessos Savaşları sırasında kente, İ.Ö. 405 yılında, Atina yandaşı olması yüzünden saldıran Ispartalı  general Lysander, adayı elegeçirmiş ve halkını köleleştirmiştir. Tarihçi Ksenophon bu olayı ayrıntıları ile bildirirken bir yandan da ada halkının yarım barbar olduğunu söyler.

Adanın altın sarısı kumlarından öykülenen Kleopatra ile ilintili anlatım yalnızca abartılı turistik bir masaldır. En yaygın anlatılanı da Kraliçe Kleopatra ile sevgilisi Roma’lı Komutan Antonius’un adada buluşmaları için Mısır’dan gemilerle getirildiği şeklindedir.

Adanın kuzey kıyısındaki kumlar, özel biçimde oluşan kalker damlacıklarıdır ve Ege ve Akdeniz’de Sedir dışında sadece Girit Adası’nda görülür. Ne yazık ki bu kumlar yeterince korunmuyor ve yağmalanıyor. Çok özel jeolojik oluşumlar sonucu ortaya çıkan kumlar giderek azalıyor.

Buna rağmen, Kleopatra plajı nın altın sarısı kumu ve mavinin farklı tonlarını bir arada yansıtan denizi ile ziyaretçileri ilgisini çekmeyi sürdürüyor.
Tekneler Çamlı iskelesine öğleden sonra saat 4-5 arası dönüyorlar.

 

 

 
< Önceki